Sağlık politikaları piyasanın elinde! “PARAN KADAR SAĞLIK HAKKI!”

Son günlerde basına yansıyan haberler Türkiye’de sağlığın nasıl piyasalaştırıldığını ve halk sağlığının bir ticaret nesnesi haline geldiğini belgelemiştir.

Sunulan verilere göre İstanbul’da özel hastane oranları yüzde 70’e ulaşmıştır. 2003’te halkımıza dayatılan sağlıkta dönüşüm programı ile sağlık hizmetlerindeki ticarileşme hızlanırken özel hastane zincirleri bir market zinciri gibi yayılmıştır. 2002’de Türkiye’de 271 olan özel hastane sayısının 2022’de 2 kattan fazla aratarak 572’ye çıktığı görüldü. Türkiye genelinde toplam 973 MR cihazının 480’i özel hastanelerde. Yine 973 mamografi cihazının da 479’u özellerde bulunuyor. 6 bin 255 adet olan ultrason cihazının ise 2 bin 431’ine özel hastanelerde erişilebiliyor. İstanbul’da diş hekimlerinin %83’ü özel sektörde çalışıyor.

Artan sağlık harcamalarının yanı sıra, aylar sonrasına verilen tetkik randevuları ile aşı ve temel koruyucu sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğu bir ülkede yaşıyoruz.


Böyle bir piyasalaştırmanın sonucunda sağlık hakkına erişim ancak parayla sağlanır hale geldi.


Oysa sağlık hakkı, insanın anne karnından ölünceye kadar olan süreç boyunca kendiliğinden, doğal ve parasız olarak ulaşabileceği bir hak olmalıdır. Sağlığı tedavi edici hekimlik ve hastanelerle sınırlandıran bir anlayış, uygulamaları ile halkın cebine göz dikmiştir. Artan yoksulluk, sağlıklı barınma ve gıdaya ulaşımı zorlaştırırken “insan sağlığını” hem bireysel hem toplumsal olarak tehdit etmektedir. Isınamayan, beslenemeyen, temiz çevrede yaşamayan hatta üzerine zehir boşaltılan bir çevrede yaşamaya mahkûm olan birey, zaten HASTA’dır.

İleri tanı araçlarının önemli bir oranı özel sektörde yer alması bir başarı değil, bilinçli bir tercihtir. O tercih kapitalist sağlık anlayışıdır.

Şimdi bu koşullarda bu koşulları yaratan veya direnmeyen partilerin birbirinden farkı olmayan piyasacı adaylarının ileri sürüldüğü bir yerel seçim yaşıyoruz.

Halkımız seçimlerde piyasaya ve sağlığın özelleştirilmesine mutlak olarak karşı çıkan partilere yönelmelidir.

Bu anlayışa karşı koymak, bizim olanı geri almak, kamu hastanelerine ve birinci basamak hizmetlerine sahip çıkmak için, her kesimden insanımızı Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi çalışmalarına destek vermeye davet ediyoruz.

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Sağlık Komisyonu