Türkiye’nin bütün ilerleme tarihinin ve Cumhuriyet kazanımlarının tehdit altında olduğu bir Zafer Bayramı’ndayız. Ülkemizin dokularının seyreltildiği, yurttaşlığın yerini kimlik pazarlıklarının aldığı, dört bir yanımızda bombaların patladığı, din savaşı hazırlıklarının iç barış diye yutturulmak istendiği 2026 yılında 30 Ağustos toplumun tarihsel bir hafızasını canlandırmalıdır.
30 Ağustos, emperyalizme karşı varlık-yokluk savaşının kazanıldığı gündür.
Emperyalizmle birlikte, işgalciyle saf tutan ve bugünkü gericiliğin özlemle andığı saltanat ve hilafet de kaybetmiştir.
Ve bu zafer, yoksul halkımızın kanı bir avuç zengin palazlansın diye kazanılmış sanılmamalıdır!
104 yıl sonra Büyük Zafer’i anarken savaşın bütün yönlerini birlikte hatırlamalıyız. Emperyalizme, gericiliğe ve sömürüye karşı mücadele bir bütündür. Biri eksiltildiğinde, önemsiz sayılmaya başlandığında, her şeyin çöküşe geçeceği Cumhuriyet tarihinin en ağır dersi olarak karşımızdadır.
Türkiye’de emperyalizmin, gericiliğin ve sömürücülerin karşıdevrimi, geçen yüzyılın başındaki işgalle karşılaştırılabilecek şiddettedir. Bu üçlüyü bir kez yendik; yine yeneriz.
30 Ağustos 2026 Cumhuriyet için ayağa kalkma, bir halk hareketini inşa etme çağrısı olmalıdır.
Yaşasın Zafer Bayramı!
THTM Genel Yürütme Kurulu




